12. Yargı Paketi’nde Eşit Miras Hakkına Yönelik Yeni Tehlike
26Haziran2026,Cuma
Adalet Komisyonu’ndan geçen ve yakında TBMM Genel Kurulu’na inecek olan yasa teklifinde, miras kalan taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi usullerinin değiştirilmesine dair düzenlemeler yer almaktadır. Yapılmak istenen düzenlemeler sadece usule ilişkinmiş, bürokrasiyi azaltacakmış, herkes için eşit ve objektifmiş gibi gözükse de başta kadınlar ve ardından yoksullar açısından hak kaybına ve ayrımcı sonuçlara yol açma riskleri vardır.
Yapılmak istenen değişiklikte, miras kalan taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi durumlarında yapılacak birinci açık artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında gerçekleştirilmesi istenmektedir. Bu artırmanın muhammen (varsayılan/tahmini) bedelin yüzde 100’ü üzerinden yapılması da istenen değişiklikler arasındadır. Yani kadınlar hem “ailenin erkek bireyleri arasında” yürütülen bir süreçle dışlanabilecek; hem de ödenecek masrafların büyük oranda artmasıyla karşı karşıya kalabilecektir. Miras haklarına sahip çıkmaya çalışan birçok kadının, başta psikolojik ve ekonomik şiddet olmak üzere farklı şiddet türlerine maruz kaldığı bilinmektedir ve bu şiddet daha da artabilir.
Bu teklif, kadınların miras ve mülkiyet hakları aleyhine sonuçlar doğurması muhtemel ilk girişim değil. 2024 yılında torba yasalarla yapılan değişikliklerin ardından yürürlüğe giren "Tapu Sicilinde Arabuluculuk Uygulamaları Genelgesi" ile resmi denetimin zayıflatılmasının yarattığı riskleri kamuoyuyla paylaşmış; kadınları mülkiyet gaspına karşı uyarmıştık. 2025 yılında da Diyanet, Anayasayı ve laiklik ilkesini hiçe sayarak camilerde, kadınlara erkeklerin yarısı kadar mirasa razı olmaları; olmazlarsa “Allah’ın takdirine” karşı gelecekleri, “ilahî adalete” karşı çıkmış olacakları yönündeki hutbeyi okuttu. Bir yandan tapu işlemlerinde arabuluculuk getirerek kadınların tapulu mallarda eşit miras hakkı yok edilmeye çalışılırken, bir yandan da Diyanet eliyle kadınların miras hakkı tamamen yarıya indirmek istendi, isteniyor. Tüm bunlar, bugün konuştuğumuz yasa teklifindeki kaygılarımızın zeminini oluşturmaktadır.
Ekonomik şiddetin önünü açan girişimlere sessiz kalmayacağız
Türkiye’deki derin cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınlar erkeklerle eşit ekonomik koşullara sahip değildir. Gelir, birikim, krediye erişim, mülkiyet edinimi vb. bakımından kadınlar aleyhine var olan eşitsizlikler, miras süreçlerinde de etkisini göstermektedir. Hileli yollarla kız çocuklarından miras kaçırılması zaten yaygın bir durumken bir de ortaklığın giderilmesi davalarında “ilk ihalenin aile arasında yapılması” yönünde yasa değişikliği yapılırsa, miras paylaşım süreci birçok kadın açısından tam bir ekonomik şiddet sarmalına dönecektir. İlk aşamada aile içi çözüm ve uzlaşma hedefi, ekonomik gücü daha zayıf olan kadın mirasçılar için baskı ve şiddet aracı olabilir. “Anlaşmazsan dava açarız”, “satışa çıkarırız”, “yıllarca sürünürsün”, “şimdi kabul et” gibi söylemlerle kadınlar, kendilerine miras kalan taşınmaz paylarını gerçek değerinin altında satmaya mecbur bırakılabilir.
Teklifin gerekçesinde, “ilk açık artırmada mirasçılar dışında alıcıların girmesi engellenerek malın öncelikle mirasçılar arasında kalması sağlanmaktadır” denmektedir. Ancak örneğin usulsüz tebligatlar yapılarak başta kadınlar olmak üzere kimi mirasçıların paylaşımdan dışlanmasını önlemeye yönelik tedbirler alınmamaktadır.
Öte yandan teklifle, ilk ihalenin muhammen (varsayılan/tahmini) bedelin yüzde 100’ü üzerinden yapılması düzenlenmesi getirilmek istenmektedir. Ayrıca, yapılacak değişiklikle, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde artırmaya katılmak isteyen pay sahibinin payı oranında teminat yatırmaktan muaf olmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır. Bu durumda satışa katılmak isteyen herkes teminat yatırmak zorunda kalacaktır. Bu değişikliğin gerekçesi olarak “zaman zaman da teminat yatırmamanın sağladığı imtiyazdan yararlanarak fahiş oranda en yüksek teklifi sunmak suretiyle ihalenin kendisinde kalmasını sağlayan pay sahibinin sonradan ihale bedelini ödemeyerek ihalenin iptaline neden olması” gösterilmektedir.
Bu durumda, yatırılması gereken teminat, vergi, harç gibi masrafların tümü artacaktır. Bu da nakit sermayesi ve ekonomik gücü zayıf olan kadın mirasçıları, mülklerini piyasa değerinin çok altında erkek kardeşlerine devretmeye mecbur bırakabilir. Ayrıca teklifte hazinenin tüm açık artırmalara teminattan muaf girmesine dair bir değişiklik de yer almaktadır. Bu durumda, kadınların mallarına erkek kardeşleri el koymasa bile bu kez de devletin el koymasının önü açılabilir. Üstelik hazinenin teminattan muaf tutulması sadece kadınların değil, ekonomik olarak dezavantajlı durumda olan kadın erkek fark etmeksizin tüm mirasçıların aleyhine olabilecektir.
Herkesin miras ve mülkiyet hakkı tehdit altında girebilir.
Yapılacak düzenlemede bu sakıncaların giderilmesi için özel önlemler alınması ve yurttaşlara yeni yeni maddi külfetler getirilmemesi gerekmektedir.
Tüm kadınlara çağrımızdır: mirasla ilgili tüm işlemlerinizde bu bilgileri dikkate alın
Medeni Kanun'a göre kadın ve erkeğin miras payı eşittir. Hiç kimse sizi hakkınızdan vazgeçmeye ya da daha azına razı gelmeye zorlayamaz.
Notersiz devir veya hızlı prosedür adı altında önünüze konan, içeriğini anlamadığınız veya boş olan hiçbir adi yazılı evraka imza atmayın, parmak basmayın.
Tapu, noter ve arabuluculuk işlemlerinizi (kendi güvendiğiniz avukatınız hariç) başkalarına vekalet vererek değil, mümkünse bizzat kurumlara giderek ve metinleri okuyarak gerçekleştirin.
Ortaklığın giderilmesi davalarındaki zorunlu arabuluculuk süreci, anlaşma zorunluluğu anlamına gelmez. Hak kaybı hissettiğiniz an masadan kalkabilirsiniz.
Baskı, tehdit veya manipülasyonla karşılaştığınızda kolluk kuvvetlerine başvurun ve hukuki destek için derhal bulunduğunuz yer barosuna ve kadın örgütlerine ulaşın.
Eşit miras hakkımız da dahil büyük bedeller ödeyerek elde ettiğimiz hiçbir medeni hakkımızdan vazgeçmeye niyetimiz yok.
12. Yargı Paketi’nde Eşit Miras Hakkına Yönelik Yeni Tehlike
Adalet Komisyonu’ndan geçen ve yakında TBMM Genel Kurulu’na inecek olan yasa teklifinde, miras kalan taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi usullerinin değiştirilmesine dair düzenlemeler yer almaktadır. Yapılmak istenen düzenlemeler sadece usule ilişkinmiş, bürokrasiyi azaltacakmış, herkes için eşit ve objektifmiş gibi gözükse de başta kadınlar ve ardından yoksullar açısından hak kaybına ve ayrımcı sonuçlara yol açma riskleri vardır.
Yapılmak istenen değişiklikte, miras kalan taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi durumlarında yapılacak birinci açık artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında gerçekleştirilmesi istenmektedir. Bu artırmanın muhammen (varsayılan/tahmini) bedelin yüzde 100’ü üzerinden yapılması da istenen değişiklikler arasındadır. Yani kadınlar hem “ailenin erkek bireyleri arasında” yürütülen bir süreçle dışlanabilecek; hem de ödenecek masrafların büyük oranda artmasıyla karşı karşıya kalabilecektir. Miras haklarına sahip çıkmaya çalışan birçok kadının, başta psikolojik ve ekonomik şiddet olmak üzere farklı şiddet türlerine maruz kaldığı bilinmektedir ve bu şiddet daha da artabilir.
Bu teklif, kadınların miras ve mülkiyet hakları aleyhine sonuçlar doğurması muhtemel ilk girişim değil. 2024 yılında torba yasalarla yapılan değişikliklerin ardından yürürlüğe giren "Tapu Sicilinde Arabuluculuk Uygulamaları Genelgesi" ile resmi denetimin zayıflatılmasının yarattığı riskleri kamuoyuyla paylaşmış; kadınları mülkiyet gaspına karşı uyarmıştık. 2025 yılında da Diyanet, Anayasayı ve laiklik ilkesini hiçe sayarak camilerde, kadınlara erkeklerin yarısı kadar mirasa razı olmaları; olmazlarsa “Allah’ın takdirine” karşı gelecekleri, “ilahî adalete” karşı çıkmış olacakları yönündeki hutbeyi okuttu. Bir yandan tapu işlemlerinde arabuluculuk getirerek kadınların tapulu mallarda eşit miras hakkı yok edilmeye çalışılırken, bir yandan da Diyanet eliyle kadınların miras hakkı tamamen yarıya indirmek istendi, isteniyor. Tüm bunlar, bugün konuştuğumuz yasa teklifindeki kaygılarımızın zeminini oluşturmaktadır.
Ekonomik şiddetin önünü açan girişimlere sessiz kalmayacağız
Türkiye’deki derin cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınlar erkeklerle eşit ekonomik koşullara sahip değildir. Gelir, birikim, krediye erişim, mülkiyet edinimi vb. bakımından kadınlar aleyhine var olan eşitsizlikler, miras süreçlerinde de etkisini göstermektedir. Hileli yollarla kız çocuklarından miras kaçırılması zaten yaygın bir durumken bir de ortaklığın giderilmesi davalarında “ilk ihalenin aile arasında yapılması” yönünde yasa değişikliği yapılırsa, miras paylaşım süreci birçok kadın açısından tam bir ekonomik şiddet sarmalına dönecektir. İlk aşamada aile içi çözüm ve uzlaşma hedefi, ekonomik gücü daha zayıf olan kadın mirasçılar için baskı ve şiddet aracı olabilir. “Anlaşmazsan dava açarız”, “satışa çıkarırız”, “yıllarca sürünürsün”, “şimdi kabul et” gibi söylemlerle kadınlar, kendilerine miras kalan taşınmaz paylarını gerçek değerinin altında satmaya mecbur bırakılabilir.
Teklifin gerekçesinde, “ilk açık artırmada mirasçılar dışında alıcıların girmesi engellenerek malın öncelikle mirasçılar arasında kalması sağlanmaktadır” denmektedir. Ancak örneğin usulsüz tebligatlar yapılarak başta kadınlar olmak üzere kimi mirasçıların paylaşımdan dışlanmasını önlemeye yönelik tedbirler alınmamaktadır.
Öte yandan teklifle, ilk ihalenin muhammen (varsayılan/tahmini) bedelin yüzde 100’ü üzerinden yapılması düzenlenmesi getirilmek istenmektedir. Ayrıca, yapılacak değişiklikle, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde artırmaya katılmak isteyen pay sahibinin payı oranında teminat yatırmaktan muaf olmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır. Bu durumda satışa katılmak isteyen herkes teminat yatırmak zorunda kalacaktır. Bu değişikliğin gerekçesi olarak “zaman zaman da teminat yatırmamanın sağladığı imtiyazdan yararlanarak fahiş oranda en yüksek teklifi sunmak suretiyle ihalenin kendisinde kalmasını sağlayan pay sahibinin sonradan ihale bedelini ödemeyerek ihalenin iptaline neden olması” gösterilmektedir.
Bu durumda, yatırılması gereken teminat, vergi, harç gibi masrafların tümü artacaktır. Bu da nakit sermayesi ve ekonomik gücü zayıf olan kadın mirasçıları, mülklerini piyasa değerinin çok altında erkek kardeşlerine devretmeye mecbur bırakabilir. Ayrıca teklifte hazinenin tüm açık artırmalara teminattan muaf girmesine dair bir değişiklik de yer almaktadır. Bu durumda, kadınların mallarına erkek kardeşleri el koymasa bile bu kez de devletin el koymasının önü açılabilir. Üstelik hazinenin teminattan muaf tutulması sadece kadınların değil, ekonomik olarak dezavantajlı durumda olan kadın erkek fark etmeksizin tüm mirasçıların aleyhine olabilecektir.
Herkesin miras ve mülkiyet hakkı tehdit altında girebilir.
Yapılacak düzenlemede bu sakıncaların giderilmesi için özel önlemler alınması ve yurttaşlara yeni yeni maddi külfetler getirilmemesi gerekmektedir.
Tüm kadınlara çağrımızdır: mirasla ilgili tüm işlemlerinizde bu bilgileri dikkate alın
Eşit miras hakkımız da dahil büyük bedeller ödeyerek elde ettiğimiz hiçbir medeni hakkımızdan vazgeçmeye niyetimiz yok.
Yasalara dokunmayın, uygulayın.
Hayatlarımızdan, haklarımızdan, hayallerimizden vazgeçmeyeceğiz!
26 Haziran 2026
EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu
www.esik.org.tr/iletisim@esikplatform.net
Eşit miras hakkı ile ilgili önceki tarihli önemli bazı açıklamalarımız: