12. Yargı Paketi’nde Eşit Miras Hakkına Yönelik Yeni Tehlike
Adalet Komisyonu’ndan geçen ve yakında TBMM Genel Kurulu’na inecek olan yasa teklifinde, miras kalan taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi usullerinin değiştirilmesine dair düzenlemeler yer almaktadır. Yapılmak istenen düzenlemeler sadece usule ilişkinmiş, bürokrasiyi azaltacakmış, herkes için eşit ve objektifmiş gibi gözükse de başta kadınlar ve ardından yoksullar açısından hak kaybına ve ayrımcı sonuçlara yol açma riskleri vardır.
DevamıTarikat hukukunu kabul etmiyoruz!
Altı (6) yaşındaki kızı H.K.G.’yi, 29 yaşındaki müridi Kadir İstekli'nin “dini nikah” adı altındaki cinsel istismarına maruz bırakması nedeniyle 19 yıl 9 ay hapis cezası alan İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, verilen cezanın 2 yılını bile çekmeden, “sağlık gerekçesiyle” serbest bırakıldı.
DevamıAnayasa Mahkemesi’nin Nafaka Kararı Kadınlara Yönelik Ekonomik Şiddeti Artıracak
Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğu ile iptal ettiğini öğrenmiş bulunuyoruz. AYM’nin nafaka kararı, başta ekonomik şiddet olmak üzere kadınlara ve çocuklara yönelik her türlü şiddeti artıracak.
AYM’nin iptal kararı, gerekçeli karar Resmî Gazete’de yayınlandıktan 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Gerekçeli kararın ne zaman yayınlanacağı ise belirsiz.
DevamıEşitlikten ve Laiklikten Vazgeçmiyoruz
Sokakları, Okulları, İş Yerlerimizi Terk Etmiyoruz
Sosyal medyada bazı kamu görevlileri ve belirli gruplar tarafından dolaşıma sokulan “Evde kalsın kızlar, ne olur reis” ve “Erkekler içinde çalışma bacım” adlı videolardaki Erdoğan’a yalvaran ve kadınları tehdit eden görüntüler ve sözler, kadınların kamusal alandan silinmesini ve şeriat düzeni kurulmasını talep etmektedir. Eşit yurttaşlık kavramını ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik bu talepler, ifade özgürlüğü diyerek geçiştirilemez.
Devamı23 Nisan’ı Okul Saldırılarının Gölgesinde Karşıladık
Bu yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklarımıza değil hak ettikleri imkanları sunmak, can güvenliklerini bile sağlayamadığımız gerçeğiyle bir kez daha yüzleşmiş olmanın iç sıkıntısıyla karşıladık. 14 Nisan’da Şanlıurfa Siverek’te, 15 Nisan’da ise Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırıları, çocuk suçluluğunu, eğitim kurumlarının güvenliğini ve devletin vatandaşlarının can güvenliğini koruma sorumluluğunu yeniden tartışmaya açtı. Tekrar ediyoruz: Saldırıların ve can kayıplarının birinci sorumlusu çocukların tüm sorumluluğunu ailelerine bırakan, riskleri önceden tespit ederek gerekli önleyici tedbirleri almayan, zehirli erkeklik, suç ve şiddet kültürüne alan açan devlettir.
Devamı