Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Hangi İnsan Haklarını Koruyor?

2016 yılında “ayrımcılığın önlenmesi ilkesi doğrultusunda faaliyet göstermek, işkence ve her türlü kötü muameleye karşı önleme mekanizması görevini yerine getirmek” amacıyla kurulmuş olan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) kuruluş amacına aykırı açıklamalar yapıyor.

TİHEK Başkanı Süleyman Arslan, kurumun resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamalarda İstanbul Sözleşmesi hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ileri sürmüş, çocuk yaşta zorla evlendirmelerin önünü açacak bir öneri getirmiştir. Arslan’ın aşağıdaki açıklamaları, 30 Eylül’de hem TİHEK’in kurumsal Twitter hesabından hem de kendi özel hesabından paylaşılmıştır.

“Erken evlilik ve cinsel istismar suçu ayrıştırılmalıdır. İnsanlar sadece erken bir yaşta evlendi diye yüz kızartıcı suçlardan yargılanmamalıdır. Bu durum başta bu evliliklerden doğan çocuklar olmak üzere kişinin ve ailesinin haklarını ihlal etmektedir.”

Burada “erken evlilik” ile; 18 yaş altı ve genellikle kız çocuklarına ebeveynlerinin kararıyla, zorla yaptırılan evlilikler kastedilmektedir. Bu evlilikleri, sadece büyükler onayladı diye kabul etmek ya da evlilik ile örtbas edilmeye çalışılan tecavüzü, sonradan evlilik gerekçesiyle çocuklara karşı işlenen cinsel istismar suçundan farklı görmek, çocuk istismarı suçlarını aklamanın ötesinde, “evlilik” adı altında bütün çocukları istismara ve tecavüze açık hale getirerek, hayatları boyunca şiddet ortamında yaşamaya mahkûm etmek anlamını taşımaktadır. Süleyman Arslan’ın çocuk cinsel istismarını meşru göstermeye çalışan yaklaşımı, çocukların insan haklarını yadsımakla kalmayıp, ihlalleri hoş görerek insan haklarını açıkça çiğneyen bir anlayışı yansıtmaktadır.

Arslan’ın İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin sarf ettiği sözleri ise toplumu yanıltmak ve İstanbul Sözleşmesi’ni karalamak amaçlı iddiaları desteklemektedir.

“İstanbul Sözleşmesi ile ilgili farklı görüşler bulunmaktadır. Ancak bizim değer yapımıza uygun olmayan tarafları olduğu açıktır. Farklı aile tipleri, ailesiz yaşam, gayrı meşru yaşam sözleşmeyle meşrûiyet kazanmaktadır.”

İstanbul Sözleşmesi bir toplumdan diğerine göre değişen bir değerler belgesi değil, uluslararası insan hakları hukukuna dayanan, cinsiyete dayalı şiddeti önlemek amaçlı evrensel normlar bütünüdür. Sözleşme tüm diğer uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve TC Anayasası’nda da yer aldığı üzere; garanti altına aldığı hakların hiçbir ayrımcılık yapmadan uygulanmasından bahseder. Arslan bu sözleri ile salt İstanbul Sözleşmesi’ni değil bütün uluslararası insan hakları sözleşmelerini hedef almıştır.

TİHEK’in ve Arslan’ın yine insan hakları ilkeleriyle bağdaşmayan, kadın-erkek eşitliğine aykırı, cinsiyetçi ahlak anlayışını yansıtan ifadelerini diğer Twitter mesajlarında da görüyoruz:

“Anayasa mahkemesi zinayı suç olmaktan çıkarmamış sadece kadın ile erkek arasındaki ceza uygulaması eşitsizliğini kaldırmıştır. Zina evrensel bir suçtur. Bu noktada tüm yasamanın sorumluluğu bulunmaktadır. Sadakatsizlik bir suçtur ve suç olarak düzenlenmelidir.”

“Ahlak noktasında farklı aile formlarının meşruluk kazanması toplumu bitirir, kaosa götürür. Eşler arası sadakatsizlik yaşandığında, boşanmak her şeyi çözmüyor. Eşlerin aile onurunu gözetmesi bir görevdir. Çocuklar ise sağlıklı bir aile ortamında büyüme hakkına sahiptir.”

Bu söylem ve yaklaşımlar, temel görevi insan haklarını korumak olan bu kurumun varoluşuna aykırıdır. Çocukları, tüm vatandaşları ve insan haklarını korumakla yükümlü olan devletin özellikle insan haklarından sorumlu kurumunun başında olan yetkilisinin; çocukların ve kadınların en temel insan haklarını ihlal eden, cinsel istismar ve tecavüzlere davetiye niteliği taşıyan yaklaşımı akıl ve vicdan dışıdır. TİHEK Başkanı Süleyman Arslan’ın insan hakları ilkelerinden uzak ve hatta ihlallerine destek veren söylemi, kendisinin insan hakları konusunda bilgisizliğini ve getirildiği görevin anlamını kavrayamadığını açıkça göstermektedir.

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) olarak, kadınların ve çocukların insan haklarını zedeleyici her türlü söylem, yaklaşım ve girişimlerin, Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve devlete verdiği insan haklarının korunması görevine aykırı olduğunu hatırlatarak, Süleyman Arslan’ın derhal görevinden alınmasını istiyoruz.

EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu
04 Ekim 2020

https://esikplatform.net
iletisim@esikplatform.net